O, sevgisini sözlerle değil, davranışlarıyla gösteren bir adamdı. Hayatı boyunca zorluklar yaşamış ama hiçbir zaman kalbini kaybetmemişti. Sevdiği kadına dokunduğunda sadece bedeni değil, ruhu da hissediliyordu. “Kalpten Seven Adam”, tutkuyla ama aynı zamanda derin bir bağlılıkla sevmeyi anlatıyor. Gerçek aşk, incelikle sertliğin dengelendiği bir dans gibidir; bazen koruyan bir güç, bazen yakıcı bir sıcaklık olur. Bu hikâye, sevmenin cesaret, hissetmenin ise bir güç olduğunu hatırlatır.

Comments are closed.