Sokak lambasının altında dururken sigarasını üfleyip etrafa bakıyor, mini eteği rüzgârda kalkıyor, o klasik “ne istiyorsun söyle” bakışıyla yaklaşıyor. “Hadi çabuk ol, üşüdüm” diye mızmızlanıyor ama adam pantolonunu indirince gözleri parlıyor. “Büyükmüş lan bu” diye kıkırdarken diz çöküyor, soğuk kaldırıma rağmen bacaklarını açıyor. Ağzına alıp hemen derinlere alıyor, “mmm… tadı güzel” diye inliyor, bir eliyle taşaklarını okşuyor, diğer eliyle kendi amını ovuşturuyor. Arabaların geçtiği sokakta salyalar çenesinden akıyor, başını hızlı hızlı ileri geri sallıyor. “Boşal ağzıma… çabuk” diye fısıldıyor, göz göze gelip sırıtıyor. Adam titreyerek boşalınca hepsini yutuyor, sonra ayağa kalkıp dudaklarını siliyor.

Comments are closed.