Parkta bankta otururken mini eteğiyle bacak bacak üstüne atmış, telefonla oynuyor ama gözleri etrafta geziniyor. Yaşlı bir yabancı yaklaşıp “yalnız mısın güzelim?” deyince önce omuz silkiyor, “ne istiyorsun ki?” diye laf atıyor ama dudaklarında o arsız gülümseme beliriyor. Adam elini bacağına koyunca “yapma lan… herkes görür” diye mızmızlanıyor, bir yandan da bacaklarını hafifçe açıyor. Bir anda adamı çekip ağaçların arkasına götürüyor, eteğini sıyırıp iç çamaşırını kenara çekiyor. “Hadi çabuk… dayanamıyorum” diye fısıldıyor, adam sikini çıkarıp dayayınca “ahh… büyükmüş piç” diye inliyor ama kalçalarını geri itip kendini bastırıyor. Halkın geçtiği patikada ayakta sikişiyorlar, sesler çıkmasın diye eliyle ağzını kapatıyor, ter içinde kalıyor. “Derinlere… doldur beni” diye sayıklıyor, bacakları titriyor.

Comments are closed.