O masum bakışlı, pembe yanaklı 18’lik bakire kız, odada titreyerek otururken kapı çalıyor ve kaslı siyahi komşusu içeri giriyor. “Bugün… ilk kez olacak” diye fısıldayıp utangaç utangaç gülümsüyor. Adam yavaşça yaklaşıyor, tişörtünü çıkarıp onu kucağına alıyor; kızın kalp atışları kulaklarında yankılanıyor. Daracık pembe iç çamaşırını usulca sıyırıyor, parmaklarıyla nazikçe ıslatıp hazırlıyor. Kız gözlerini kapatıp derin nefes alıyor, “Yavaş… lütfen” diye yalvarıyor. Adam o heybetli siyah aletini yavaş yavaş bastırıyor; başı girer girmez kızın nefesi kesiliyor, minik elleriyle çarşafları sıkı sıkı tutuyor. Bir anda tamamen kayınca kızın gözlerinden yaş süzülüyor ama aynı anda “Devam et… istiyorum” diye inliyor. Her santimde bedeni titriyor, inlemeleri önce acı dolu, sonra zevkle karışık çığlıklara dönüşüyor. Adam ritmi yavaş yavaş artırıyor; kız bacaklarını omzuna doluyor, kalçalarını hafifçe kaldırıp kendini ona bırakıyor. Dakikalarca süren bu ilk derin ritimde kız defalarca titreyerek boşalıyor, sesi kısılıyor, tırnakları sırtı çiziyor. En sonunda adam çekilmeyip en derine boşalırken kız gözlerini devirip uzun uzun sarsılıyor, sıcaklığın her damlasını hissederek “İlk seferim… seninleydi” diye nefes nefese fısıldıyor. 18’lik bakire kızın masumiyetini kaybedişi, bu vahşi ve tutkulu siyah aşkta unutulmaz bir anıya dönüştü!

Comments are closed.