1900’lerin Paris’inde, efsanevi hırsız Arsène Lupin (ya da filmdeki adıyla Arsenio Lupin), soylu kadınların mücevherlerini çalarken aynı zamanda kalplerini de fethediyor. Luca Damiano’nun yönettiği bu 2000 yapımı İtalyan klasiğinde, yakışıklı hırsız Karim (Zenza Raggi) olarak karşımıza çıkıyor ve her soygun sonrası muhteşem kadınlarla tutkulu buluşmalar yaşıyor. Laura Angel, o muhteşem sarışın haliyle mücevherleri boynunda taşırken Lupin’in kucağına düşüyor; derin öpücükler, yavaş soyunma ve ardından sert ritimli sevişme… Laura’nın inlemeleri odada yankılanırken Lupin her santimini keşfediyor, kalçalarını tokatlayıp “Bu mücevherler senden daha güzel değil” diye fısıldıyor. Dora Venter, esmer ve vahşi güzelliğiyle bir malikânede Lupin’i bekliyor; dantelli iç çamaşırıyla diz çöküp aletini ağzına alıyor, salyalar akarken gözleri parlıyor. Lupin onu duvara yaslayıp arkadan giriyor, her vuruşta Dora’nın kalçaları dalgalanıyor, “Daha derin, hırsız bey!” diye yalvarıyor. Linda Kiss (Linda Bauer), kırmızı elbisesiyle soylu bir leydi gibi dururken Lupin’in kollarında eriyor; yatakta bacaklarını omzuna alıp derinlere gömülüyor, göğüsleri zıplarken çığlıkları yükseliyor. Maria Bellucci ise egzotik çekiciliğiyle finalde devreye giriyor; Lupin’in kucağına oturup kalçalarını deli gibi sallıyor, ritim çıldırıyor. Krzistina Cersky de sahnelerde yer alıp gruba renk katıyor; anal, oral, vahşi pozisyonlar… Film boyunca mücevher soygunları arasında kesintisiz seks sahneleri akıyor. Klasik kostümler, lüks dekor ve 90’lar-2000’ler Euro tarzı hardcore ile dolu bu yapım, Arsène Lupin efsanesini en ateşli şekilde anlatıyor. İzleyen herkes “Bu hırsız kalplerimizi de çaldı!” diyor!

Comments are closed.