Ofis ışıkları loşken sekreter kapıyı kilitleyip masaya yaslandı, bluzunun üst düğmelerini açınca o taş gibi memeleri dışarı fırladı. Patron koltuğuna yaslanmış “bugün cezanı çekeceksin orospu” diye homurdandı. Kadın gülerek diz çöktü, fermuarı dişleriyle indirip kalın yarrağı avuçladı, yavaş yavaş yalarken meme uçlarını adamın bacağına sürtüyordu. Boğazına kadar sokup çıkardı, salyalar memelerine damlarken “patronum, cezanı kabul ediyorum” diye inledi. Sonra masaya sırtüstü uzandı, eteğini beline sıyırıp bacaklarını ayırdı, “gel hadi, bu ıslak amı cezalandır” diye çağırdı. Adam üstüne çıkıp köküne kadar gömdü, her vuruşta memeleri hop hop zıplıyor, sekreter kalçalarını kaldırıp ritmi tutturdu. “Daha sert sik efendim, mahvet beni” diye haykırırken ter içinde titreyip suları masaya akıttı. Patron da içini doldurup çekilince kadın nefes nefese gülerek “yarın yine geç kalayım mı” diye sordu. Bu ceza oyunu ikisini de zevkin dibine vurmuştu.

Comments are closed.