Kolları başının üzerinde kilitli kalmıştı. Metal kelepçeler bileklerini kızartmıştı. Saatler süren seansın sonunda bacakları hâlâ açıktı, titriyordu. Amı kıpkırmızı, kenarları dışarı doğru kıvrılmış, içeriye rahatça bakılacak kadar açıktı. Göt deliği de aynı durumdaydı; normalde dar olan yer artık gevşemiş, nabız gibi atıyordu. Adam eldivenli parmağını önce birine, sonra diğerine soktuğunda hiçbir direnç kalmamıştı. Susan’ın başı yana düşmüş, gözleri yarı açıktı. Ağzından salya sızıyordu. Her nefes alışında o iki delik hafifçe kasılıyor ama kapanmıyordu. Yerdeki ıslak izler, kullanılmış aletler ve kopmuş ip parçaları her şeyi anlatıyordu. Seans bitmişti ama vücudu hâlâ o haliyle sergilenmeye devam ediyordu.

Yorumlar kapatılmış.