Prova bitmiş, stüdyo boşalmıştı. Kız masanın kenarına oturmuş, hâlâ terli tişörtüyle nefes alıyordu. Luke içeri girdi, kapıyı kilitledi. Söz söylemeden yaklaştı, ellerini beline koydu. Kız başını kaldırdı, bakışları zaten davetkârdı. Tişört bir anda başından çıkarıldı. Dövme’li kollar göğüslerini kavradı, onu masaya doğru yatırdı. Etek yukarı sıyrıldı, külot kenara çekildi. Luke pantolonunu indirdi, araya girdi. Masa her darbede hafif sarsılıyordu. Kızın bacakları adamın beline dolanmış, topukları sırtına batıyordu. Elleri evrakların arasında geziyor, kağıtlar yere dökülüyordu. Tempo hiç düşmedi. Bir ara kızı ters çevirdi, yüzüstü masaya yapıştırdı. Dövme’li eller belini sıkıca tutarken daha da derine indi. O ofis masası o gece başka işlere hizmet etmişti.

Yorumlar kapatılmış.