Yayın açıldığında ekran siyahtı. Sadece “herkes gelsin” yazısı yanıp sönüyordu. Birkaç dakika sonra kamera açıldı. Sıla yatağın kenarında oturuyordu, üstünde ince bir gecelik. Saçları dağınıktı, bakışları doğrudan objektife. “Geldiğiniz iyi oldu” dedi, sesi alçak ve boğuktu. Geceliğin askısını indirdi, bir memesini ortaya çıkardı. Parmağıyla ucunu yokladı, sonra kameraya daha da yaklaştı. “Devam edeyim mi?” diye sordu. Chat hızla akarken o gülümsedi. Geceliği tamamen çıkardı, bacaklarını açtı. Islak olduğu net belliydi. Bir eliyle kendini okşamaya başladı, öbür eliyle telefonu sabitledi. Ara sıra başını geriye atıp inliyor, sonra tekrar kameraya bakıyordu. Yayın boyunca hiç acele etmedi. Herkesin izlediğini bilerek, yavaş yavaş kendini sergiledi. O gece Sıla Zeus gerçekten herkesi bekletmişti.

Yorumlar kapatılmış.