Tek yataklı oda kalmıştı. Üvey anne ve oğul kapıda bakıştılar, sonra içeri girdiler. İlk saatler gergin geçti. Duş sesleri, yatağın paylaşılması, yanlışlıkla değen kollar… Konuşmalar yarım kalıyordu. Gece ilerleyince mesafe iyice kapandı. Bir dokunuş uzadı, öpücük denendi, geri çekilinmedi. Üvey anne önce “yapmamalıyız” dedi ama oğlu onu yatağa yatırdığında bacaklarını açtı. Kıyafetler aceleyle çıktı. İlk girişte ikisi de nefesini tuttu. Sonra tempo hızlandı, yatak gıcırdadı, iniltiler yükseldi. Sabah olduğunda ortalık dağılmış, çarşaflar buruşmuş, ikisi de birbirine bakamaz haldeydi. Otel odası sınırları tamamen yıkmıştı.

Yorumlar kapatılmış.