Sabahın ilk ışıklarıyla üvey anne yatağa süzülüyor, o olgun, dolgun memeleri gecelikten taşmış halde çocuğun üstüne eğiliyor. “Uyan bakalım oğlum, annenin içi yanıyor, senin bakire yarağını istiyorum” diye fısıldayıp elini pantolonuna sokuyor. Çocuk şok içinde “Anne… yapmayalım” dese de sik zaten taş gibi olmuş. Kadın pijamasını sıyırıp bacaklarını ayırıyor, ıslak, tüylü amı çocuğun yüzüne yaklaşıyor. “Hadi sok, annenin amı seni bekliyor” diye inleyip kalçalarını indiriyor. Dar delik yavaş yavaş yarağı yutunca çocuk inliyor: “Ahh siktir anne, çok sıkı… içim eriyor!” Her zıplamada memeleri hop hop surata çarpıyor, terden sırılsıklam kalan beden ritim tutuyor. “Daha sert oğlum, bakireliğini annene ver, içime boşal lan!” diye ulurken çocuk dayanamayıp köküne kadar gömülüyor, zevkten titreyerek ilk boşalmasını annesinin amına fışkırtıyor. Üvey anne kasıla kasıla boşalırken “Artık benim küçük orospumsun, her sabah böyle olacak” diye sırıtıyor. Bu taboo sabah sikişi resmen ateş gibi, bakire oğlan üvey annenin yarağına tapar hale geldi!