Yaz sıcağı bastırmış, apartman boşluğu ter kokuyor. Üst kattaki dul komşu Fatma Abla – 42 yaşında, esmer, başörtüsü takmadan dolaşıyor, ince beyaz gecelikle balkonda durmuş, kocaman memeleri kumaştan taşacak gibi şişmiş, meme uçları dimdik belli oluyor. Aşağıdaki genç oğlan balkonda sigara içerken gözü yukarı kayıyor. Fatma Abla fark ediyor, gülümsüyor, geceliğin askısını omzundan düşürüyor – bir meme tamamen dışarı çıkıyor, ağır ağır sallanıyor.
“Gel oğlum… yukarı çık… klima bozuldu… yardım et, yalnızım…” diye sesleniyor, sesi yumuşak ama davetkâr. Oğlan sigarayı atıp merdivenlere yöneliyor, kalbi deli gibi atıyor. Kapıyı açıyor, içeri giriyor. Fatma Abla kapıyı kapatır kapatmaz geceliği tamamen çıkarıyor – tamamen çıplak kalıyor, kocaman memeler dışarıda sallanıyor, traşlı esmer amı ıslak parlıyor, kalçaları taş gibi.
“Bak oğlum… yalnızım… içim yanıyor… kocam yok, çocuklar uyudu… bu memeler senin için sertleşti… emmek ister misin?” Memesini oğlanın ağzına yaklaştırıyor. Oğlan titreyerek emmeye başlıyor, meme ucunu emiyor, diliyle daireler çiziyor. Fatma Abla inliyor:
“Ohh… iyi emiyorsun… meme uçlarımı ısır… teyzen azdı senin için… elini amıma sok… bak nasıl ıslanmışım…”
Oğlan elini amına sokuyor, parmakları kayıyor, sulu sesler çıkıyor. Fatma Abla pantolonunu indiriyor, kalın yarağını avuçluyor:
“Bak hele… büyümüş… üvey oğlumun yarağı taş gibi… hadi çıkar… teyzenin amına sok… yalnız gecelerime derman ol!” Yarağını ağzına alıyor:
“Mmm… çok kalın… boğazıma kadar alayım mı?” Boğazına gömüyor, salyalar memelerine damlıyor, dili damarlarda geziniyor: “Derine sok oğlum… boğazımı sik… teyze boğazı senin!”
Sonra koltuğa sırtüstü yatıyor, bacaklarını iyice açıyor:
“Hadi oğlum… teyzenin amına gir… yavaş gir… dar kaldım ama istiyorum… yırtılmak istiyorum senin yarağınla!” Yarağını dayıyorsun, yavaşça giriyorsun – dar olgun am geriliyor, duvarları yarağı sıkı sıkı sarıyor. Çığlık atıyor:
“Aahh siktir… çok kalın… amım yanıyor… ama durma… köküne kadar sok… derinlere göm!”
Ritmi tutturuyorsun, şap şap sesler yükseliyor, memeleri zıplıyor, terden parlıyor. “Daha hızlı oğlum… sertçe sik… klitorisimi ov… meme uçlarımı sık… teyzeni inlet!” Kalçalarını tokatlıyorsun, klitorisini ovuyorsun: “Bağır teyze… üvey oğlun sikiyor seni… amın yarağımı yutuyor!”
O vahşileşiyor:
“Evet piç… derinlere… geliyorum… amım kasılıyor… boşal içime… teyzenin amına menini fışkırt!” Titreyerek orgazm oluyor, suları fışkırıyor. Sen de dayanamıyorsun:
“Boşalıyorum teyze… amına menimi dolduruyorum!” Köküne kadar bastırıp sıcak meni en dibine püskürtüyorsun – taşan beyazlık bacaklarından akıyor, karnına damlıyor.
Nefes nefese birbirinize sarılıyorsunuz, amından meni sızarken gülümsüyor:
“Oğlum… derdime derman oldun… harikaydın… kocam gelmeden bir tur daha yapalım mı? Bu sefer götüme de sok… teyzenin her deliği senin olsun.”
O günden beri Fatma Abla her fırsatta “yardım” istiyor – kocaman memeleri ve dar amı/götü meni dolu, mutlu ve azgın halde!