Odaya girdiğimde sırtüstü yatıyordu. Üstünde hiçbir şey yoktu. Gözleri kapalı, nefes alışı düzenliydi. Kapıyı kilitledim. Yatağın kenarına oturduğumda gözlerini açtı, önce şaşırdı sonra korktu. “Ne yapıyorsun?” diye sordu. Cevap vermedim. Elini tutup başının üzerine sabitledim. Öbür elimle bacaklarını ayırdım. Direndi ama gücü yetmedi. İlk girişte sesi boğuk çıktı. Her darbede yatak sarsılıyor, o da dişlerini sıkıyordu. “Bırak” diye fısıldadı ama tempo düşmedi. Bir ara yüzüstü çevirdim, belinden tuttum. Daha derine indim. Bacakları titriyor, parmakları çarşafı yırtar gibi kavrıyordu. Uzun süre durmadım. Bitirdiğimde o hâlâ yüzüstü yatıyordu, nefes nefese, bacakları aralık. O gün çıplak yakalanmanın bedelini gerçekten ağır ödedi.

Yorumlar kapatılmış.