Akşamüstü kapı çaldı, açtım – karşımda dul komşum Fatma Abla. 38 yaşında, esmer, dolgun memeli, kalçaları taş gibi, başörtüsü hafif kaymış, gözleri yaşlı. “Kardeşim… anahtarı içeride unuttum, kapı kilitli kaldı, eşim de şehir dışında… ne yapcam şimdi?” diye yalvarır gibi bakıyor. Ben de “Gel abla içeri, bekle biraz, çilingir çağırırız” dedim, içeri aldım. Salona geçtik, koltuğa oturdu, eteği sıyrıldı, bacakları açıldı – külot yoktu altında, traşlı amı ıslak ıslak parlıyordu. Göz göze geldik, utandı ama kalkmadı. “Abla… yalnızlık zor değil mi?” diye sordum, elimi bacağına koydum. Titredi ama çekmedi: “Çok zor kardeşim… dul kalalı beri yanıyor içim… sen de mi fark ettin?” Gözleri sikime kaydı, pantolonum şişmişti. Dayanamadım, kalkıp yanına oturdum, başörtüsünü hafifçe geriye attım, dudaklarına yapıştım. Öpüştük, dili ağzımda dans etti, inledi: “Kardeşim… yapma… ama durma da… sik beni, özledim yarrak.” Elimi eteğinin altına soktum, amı sırılsıklamdı, parmaklarımı kaydırdım: “Abla… bu am ne kadar dar kalmış… dul kalalı beri kimse girmemiş mi?” “Yok… sen ilk olucan… hadi sok içime, komşu yarağıyla doyur beni.” Pantolonumu indirdim, kalın yarağım dışarı fırladı. Fatma Abla diz çöktü, ağzına aldı: “Allah’ım… çok kalın… boğazıma kadar alayım mı?” Boğazına gömdü, salyalar memelerine damladı, emerken “daha derine… boğazımı sik kardeşim” diye inledi. Gözleri yaşardı ama bırakmadı, diliyle taşaklarımı yaladı. Sonra koltuğa sırtüstü yatırdım, eteğini beline topladım, bacaklarını iyice açtım: “Hazır mısın abla… dul amına komşu yarağı giriyor.” Yarağımı dayadım, tek hamlede köküne kadar gömdüm. Çığlık attı: “Aahh siktir… yırtılıyor amım… çok kalın… ama durma, sertçe sik!” Kalçalarını zıplatmaya başladı, şap şap sesler salonda yankılandı, memeleri bluzun altından zıplıyordu. Pozisyon değiştirdik, dört ayak oldu, götünü havaya kaldırdı: “Şimdi sıra götümde kardeşim… dul götümü de doldur, parçala!” Göt deliğine dayadım, yavaşça girdim, inledi: “Ahh… genişliyor… derinlere sok piç… komşu yarağı götümü sikiyor!” Ritmi hızlandırdım, bir elimle klitorisini ovdum, diğer elimle saçını çektim: “Geliyorum abla… dul amına ve götüne menimi boşaltıyorum!” “Boşal içime kardeşim… doldur beni, meniyle yıka içimi!” diye yalvardı. Köküne kadar bastırdım, sıcak meni amının derinlerine fışkırdı – taşan beyazlık bacaklarından aktı, götünden sızdı. Titreyerek orgazm oldu, suları koltuğa püskürdü: “Ahh… komşu menisi içimde… harikaydın… çilingir gelene kadar bir tur daha yapalım mı?” Kapı zili çaldı – çilingir geldi. Fatma Abla eteğini düzeltti, meni bacaklarından akarken gülümsedi: “Teşekkürler kardeşim… anahtar açıldı ama amım hâlâ açık… yarın yine kapıda kalırım, bekle beni.” Göz kırptı, çıktı.

Kategori:

Türk, Yerli