Hayriye Erasmus’tan dönmüş, havaalanından direkt eve geliyor, dar kotu ve crop topuyla kapıda duruyor, valizini bırakıp kocasına sarılıyor, ama gözleri ateş gibi yanıyor, kokusu yabancı parfüm karışmış. Kocası valizi kenara koyunca Hayriye elini pantolonun önüne koyuyor, bebeğim… Avrupa’da çok özledim, ama asıl seni özledim diye fısıldıyor, sesi boğuk ve açgözlü, fermuarı indirip kalın sikini eline alıyor, hemen diz çöküp ağzına alıyor, derinlere sokup çıkarıyor, salyalar çenesinden memelerine damlıyor, göz göze gelip boğazına kadar indiriyor, mmm… Erasmus’ta böyle sakso çekmedim ama senin yarrak için çekiyorum diye inliyor.
Sonra kalkıp kotunu sıyırıyor, iç çamaşırını kenara çekip dolgun amını gösteriyor, hadi kocam… Erasmuslu karını doldur, yurtdışında azdım diye yalvarıyor, koltuğa sırtüstü uzanıp bacaklarını iyice açıyor, kocası sikini dayayıp giriyor, ahh… dolduruyor içimi… Avrupa’da kimse bu kadar derin sikişmedi diye haykırıyor, kalçaları şapır şapır çarpıyor, memeleri hop hop sallanıyor, ter damlaları göğüslerinden aşağı süzülüyor. Bir eliyle klitorisini ovuşturup diğer eliyle kocanın sırtını tırmalıyor, daha sert… Erasmuslu karının amını parçala diye bağırıyor.
Kocası hızlanınca Hayriye titreyerek boşalıyor, suları koltuğa fışkırıyor, çığlıkları kesilmiyor, geliyorum… yurtdışından dönünce deli gibi boşalıyorum diye inliyor, vücudu sarsılıyor sarsılıyor. Kocası içini sıcak sıcak doldurunca döller dolgun amından taşarak sızıyor, Hayriye yığılıp nefes nefese kalıyor. Memelerini avuçlayıp kocasına dönüyor, Erasmuslu karım Hayriye yurtdışından dönünce böyle azdı ha… inanılmazdı, bir dahaki Erasmus’ta yine dönerim ama bu sefer seni de götürürüm, bu ev sırrı kimse duymasın.

Kategori:

Türk

Comments are closed.