Ev sessiz, annemler şehir dışına çıkmış, en yakın arkadaşım kanepede yayılmış halde oturuyor, dar eşofmanı kalçalarını sıkı sıkı sarmış, tişörtü göğüslerini belli ediyor. Ben mutfaktan iki bira getirip yanına oturuyorum, bacağım bacağına değiyor, göz göze geliyoruz, gülümsüyor, hadi itiraf et… yalnızken ne yapıyorsun diye soruyor, sesi alaycı ama gözleri ateş gibi yanıyor. Biramdan bir yudum alıp elimi bacağına koyuyorum, sen bilirsin… bazen seni düşünerek sikimi sıvazlıyorum diye fısıldıyorum, o da sırıtıp elini pantolonumun önüne koyuyor, şişmişsin ha… demek arkadaşını istiyorsun diye inliyor, fermuarı indirip sikimi çıkarıyor, küçük elleriyle sıvazlamaya başlıyor, ucundan öpüp yavaş yavaş ağzına alıyor, derinlere sokup çıkarıyor, salyalar çenesinden memelerine damlıyor, göz göze gelip boğazına kadar alıyor. Kalkıp eşofmanını sıyırıyor, çıplak kalçalarını havaya kaldırıp koltuğa dört ayak üstüne geliyor, amı ıslak ıslak parlıyor, hadi arkadaşım… en yakın deliğimi doldur diye yalvarıyor, arkadan sikimi dayayıp giriyorum, daracık içim yanıyor ama durma lütfen diye inliyor, kalçaları şapır şapır çarpıyor, memeleri tişörtün altında hop hop sallanıyor, ter damlaları sırtından aşağı akıyor. Bir eliyle klitorisini ovuşturup diğer eliyle koltuğu sıkıyor, daha sert… en yakın arkadaşını parçala diye bağırıyor. Hızlanınca titreyerek boşalıyor, suları koltuğa damlıyor, ben de içini sıcak sıcak dolduruyorum, döller amından sızarken yığılıyor. Nefes nefese dönüp bana bakıyor, evde en yakın arkadaşımla böyle sikiştik ha… inanılmazdı, bir dahaki yalnız günde yine kanepede buluşalım ama bu arkadaşlık sırrı kimse duymasın.

Comments are closed.