TekneniEvde yalnızlardı. Baba koltukta oturmuş televizyon seyrediyordu. Kız yanına sokuldu, başını omzuna yasladı. Bir süre öyle kaldılar. Sonra kızın eli yavaşça babanın dizine kaydı. Adam dondu. Kız daha da yaklaştı, nefesini boynunda hissettirdi. “Baba…” diye fısıldadı. Adam cevap vermedi ama çekinmedi. Elini kızın beline götürdü. Bir anda öpüşmeye başladılar. Tişörtler çıktı, pantolonlar indi. Kız babasının üzerine çıktı, aheste aheste indi. İkisi de konuşmuyordu. Sadece nefes sesleri ve arada boğuk iniltiler vardı. Tempo arttıkça kızın tırnakları babasının göğsüne geçti. Adam belinden tutup daha derine bastırdı. O gece baba-kız sınırını birlikte geçmiş oldular. Sabah olduğunda ikisi de aynı yataktaydı. Kıç tarafında oturmuş, oltasını suda bekletiyordu. Kıyıya yakın yerde genç bir kız güneşleniyordu. Üstü açık, memeleri güneşte parlıyordu. Adam uzun uzun baktı, sonra oltayı çekti. Kızı çağırır gibi eliyle işaret etti. Kız gülerek yaklaştı, teknenin kenarına tutundu. “Balık var mı?” diye sordu. Balıkçı omuz silkti, elini uzatıp onu içeri çekti. Kız dengesini kaybedince dizlerinin üzerine düştü. Adam pantolonunu açtı. Kız önce şaşırdı, sonra gülümseyip elini uzattı. Biraz yokladıktan sonra ağzına aldı. Balıkçı başını geriye yasladı. Sonra kızı ters çevirdi, dizlerini teknenin kenarına koydurdu. Büyüleyici memeleri suya doğru sarkarken arkadan girdi. Tekne hafif sallandı. Oltası hâlâ suda asılı duruyordu ama adamın o gün asıl avı başka olmuştu.
Kısa yazdım, uzun sohbet oldu, Ivrye güzel 💫
İlk başta çekindim, Ivrye'de alıştım 🔥
Alev gibi yanıyorum, Ivrye'den hemen dönüş aldım 🔥
Gece yarısı bile dönüş var, Ivrye sağlam 🌙