O muhteşem Filipinli hizmetçi kız – uzun siyah saçları beline kadar, pürüzsüz esmer ten, minik beli ve dolgun kalçalarıyla mutfakta bulaşık yıkarken eteği sıyrılmış, taş gibi götü ortaya çıkmış halde. Banyoya girip kapıyı aralıyor, aynanın karşısında jiletini alıyor: “Sir… amımı traş edeyim mi sizin için? Pürüzsüz olsun, tadı daha güzel olsun” diye kıkırdayıp bacaklarını lavaboya koyuyor. Yavaş yavaş traş ediyor – pembe dudaklar açılıyor, klitorisi şişmiş parlıyor, jilet her geçişte daha da ıslanıyor. “Bak sir… traşlı amım hazır… pürüzsüz ve dar… gelin tadına bakın” diye parmaklarını gezdiriyor, sulu sesler çıkıyor. Sen içeri girince diz çöküyor, traşlı amı aynada yansıyor, gözleri sana kilitli: “Şimdi sıra yarağınızda sir… hizmetçiniz emsin, boğazına kadar alsın.” Pantolonunu indiriyorsun, kalın yarağın dışarı fırlıyor. Kız hemen ağzına alıyor – dudakları geriliyor, boğazına kadar yutuyor, salyalar çenesinden memelerine damlıyor. “Mmm… sir’in siki çok kalın… tadı harika… boğazımı dolduruyor” diye boğuk inliyor, diliyle taşaklarını yalıyor, emerken gözleri yaşarıyor ama durmuyor. Kafasını ileri geri zıplatıyor, boğazı şişiyor, gırtlak sesleri çıkıyor: “Daha derine sokun sir… hizmetçi boğazınızı sikeyim… traşlı amım ıslanıyor izlerken.” Elleriyle taşaklarını okşuyor, bir eliyle kendi traşlı amını parmaklıyor: “Sir… emerken kendimi parmaklıyorum… amım yanıyor, yarağınızı yutarken boşalacam.” Sen saçlarından tutup ritmi hızlandırıyorsun, boğazı tamamen yarağınla dolu: “Evet piç… boğazını sikiyorum… hizmetçi kaşar gibi yut hepsini!” Kız öksürüyor ama bırakmıyor, salyalar yere damlıyor, memeleri zıplıyor.