Evde her şey çok düzenli ve kibar görünüyordu. Çay saatleri, düzgün konuşmalar, “aile bağları önemli” lafları… Ta ki kapılar kapanana kadar. Üvey anne ve üvey oğul salonda kaldılar. İlk dokunuş “yanlışlıkla” başladı, sonra bilinçli devam etti. Koltukta öpüşürken hâlâ fısıltıyla konuşuyorlardı. Kıyafetler indi, üvey anne eteklerini sıyırdı, oğlunu üzerine çekti. Sessiz ama derin sikiştiler. Her vuruşta evin o düzgün hali biraz daha çatırdıyordu. Bitince kıyafetlerini düzeltip normalmiş gibi oturdular. Dışarıdan bakan biri hâlâ “örnek aile” derdi. İçerideyse tüm İngiliz aile değerleri çoktan yerle bir olmuştu.

Yorumlar kapatılmış.