Sen yatağın kenarında oturuyorsun, oda loş, sadece başucundaki lamba yanıyor. Ben – senin doğal, kusursuz kız arkadaşın – karşında dört ayak pozisyonundayım. Üzerimde sadece ince beyaz bir tanga var, o da yana çekilmiş halde. Uzun saçlarım sırtıma dökülmüş, minik ama dik memelerim aşağı sarkıyor, meme uçlarım zaten sertleşmiş. Kalçalarımı hafifçe sallıyorum, traşlı pembe amım ıslak ıslak parlıyor, sularım bacak içlerinden aşağı süzülüyor. Gözlerimin içine bakıp inliyorum, sesim yumuşak ama azgın: “Aşkım… hadi… doggy istiyorum… arkadan gir içime… derinlere sok… seni içimde hissetmek istiyorum… lütfen… yarağını amıma göm… sertçe sik beni…” Sen kalkıyorsun, yarağın taş gibi, başı morarmış, damarları şişmiş. Kalçalarımı ayırıyorsun, yarağını am dudaklarıma dayıyorsun. Başın içeri değince titriyorum, inliyorum: “Ahh… başı girdi… yavaş gir… ama derin… içimde hissetmek istiyorum seni… ohh… evet… daha derine…” Yavaşça bastırıyorsun, dar amım yarağını yutmaya başlıyor, duvarlarım geriliyor. Çığlık atıyorum, sesim titrek: “Aahh siktir… çok kalın… amım yırtılıyor… ama çok güzel… devam et aşkım… köküne kadar sok… doldur içimi!” Tamamen giriyorsun, taşakların klitorisime değiyor. Kalçalarımı sıkıca tutuyorsun, ritmi tutturuyorsun – yavaş ama güçlü darbeler. Her girişte inliyorum: “Ohh… evet… tam oraya… derinlere… daha hızlı… sik beni aşkım… doggy’de sik… amım kasılıyor… seni içimde hissediyorum…” Hızlanıyorsun, şap şap sesler odayı dolduruyor, kalçalarım dalgalanıyor, memelerim sallanıyor. Saçlarımı tutup başımı hafifçe geriye çekiyorsun, kulağıma fısıldıyorsun: “Bağır bebeğim… sesin beni çıldırtıyor… boşalacağım içime…” Ben de inliyorum, sesim yükseliyor: “Evet… daha sert… derinlere… klitorisimi ov… geliyorum aşkım… amım kasılıyor… senin yarağınla boşalıyorum… ahhh!” Titreyerek orgazm oluyorum, amım yarağını mengene gibi sıkıyor, sularım fışkırıyor, çarşafları sırılsıklam yapıyor. Sen de hızlanıyorsun: “Geliyorum aşkım… içini doldurucam… boşalıyorum… amına menimi fışkırtıyorum!” Köküne kadar bastırıyorsun, sıcak meni en dibine püskürüyor – kalın, uzun fışkırtmalar, taşan beyazlık bacaklarımdan akıyor, kalçalarıma damlıyor. Titreyerek üstüme yığılıyorsun, yarağın hâlâ içimde, meni sızıyor. Başımı çevirip sana bakıyorum, sesim kısık: “Love you… içim dolu… harikaydın… kahvaltıdan önce ikinci tur mu? Bu sefer sen üstte ol… doggy’den devam edelim…” Amımdan meni sızarken kalçalarımı hafifçe sallıyorum, seni tekrar azdırıyorum. Sabah daha yeni başlıyor… ve doymadık.

Comments are closed.