Stüdyoya girerken suratında o gergin ama heyecanlı ifade, “gerçekten mi yapacağım?” diye mırıldanıyor, elleri hafif titriyor. Yönetmen “sakin ol tatlım, sadece sohbet” deyince koltuğa oturup bacaklarını çaprazlıyor, dar bluzun altından memeleri belli oluyor. “Daha önce kamera önünde oldun mu?” sorusuna “hayır… ama merak ediyorum” diye kıkırdarken eteğini hafifçe sıyırıyor. Adam “göster bakalım ne kadar cesursun” deyince önce utangaç gülüyor, sonra bluzunu çıkarıp sütyenini indiriyor. “Hadi gel… azdım artık” diye fısıldıyor, yönetmen sikini çıkarıp yaklaşıyor. “Vay be… büyükmüş bu” diye inliyor ama diz çöküp ağzına alıyor, yavaş yavaş emiyor, salyalar akıyor. Sonra koltuğa sırtüstü uzanıp bacaklarını açıyor, “içime gir hadi… ilk casting’im olsun” diyor. Kondomsuz dayayınca “ahh… yavaş… yırtılacak gibi” diye sayıklıyor ama kalçalarını kaldırıp kendini bastırıyor. Gidip geldikçe sesler artıyor, ter içinde kalıyor, “derinlere… doldur beni” diye inliyor.

Comments are closed.