Ofis kapısı kilitli, saat öğle arasını geçmiş, herkes dışarıda yemek yerken o masanın kenarına yaslanıyor, dar kalem eteği kocaman kalçalarını zor tutuyor, eğilip evrakları topluyormuş gibi yapıyor ama poposu havaya kalkınca bakışlarım oraya yapışıyor. Sekreterim dönüp gülümsüyor, patron… yine mi kalçalarım aklına takıldı diye fısıldıyor, eliyle eteğini hafifçe sıyırıp iç çamaşırının ipini gösteriyor. Yaklaşıp arkasından sarılınca kalçaları karnıma değiyor, eteğini tamamen sıyırıp iç çamaşırını kenara çekiyorum, parmaklarımı ıslak amına sokunca inliyor, ahh… patron… yavaş… ofiste herkes duyacak diye mırıldanıyor ama kalçalarını geri itip kendini bastırıyor. Sikimi çıkarıp amına dayayınca nefesi kesiliyor, kalın… dolduruyor içimi ama durma lütfen diye yalvarıyor, yavaş yavaş giriyorum, kocaman kalçaları şak şak çarpıyor masaya, memeleri bluzun içinde hop hop sallanıyor. Hızlanınca sesler yükseliyor, bir elimle ağzını kapatıp diğer elimle klitorisini ovuşturuyorum, amı daracık sıkıyor sikimi, boşalmamak için dişlerimi sıkıyorum ama kalçaları o kadar muhteşem sallanıyor ki dayanamıyorum. İçini sıcak sıcak doldurunca titreyerek boşalıyor, döller amından aşağı sızıyor, masaya yaslanıp nefes nefese kalıyor. Eteğini indirip dönüp bana bakıyor, patron… kalçalarım yüzünden yine amıma boşaldın ha… her seferinde aynı hikaye, bir dahaki öğle arasında götüme denemek ister misin ama bu ofis sırrı kimse duymasın.

Comments are closed.