O türbanlı haliyle yatakta oturuyordu, başörtüsü hafif kaymış, gözleri bana bakınca “Gel lan oğlum, yalnızız bugün” diye fısıldadı. Kalbim yerinden çıkacak gibiydi ama yaklaştım, türbanının altından boynunu öptüm, “Anne, babam gelmeden yapalım mı?” dedim. Kadın gülümsedi, “Sus lan, çabuk ol, içime gel ama sessiz” diye eteğini sıyırdı. Tangası yoktu bile, kıllı amı ıslak ıslak parlıyordu. Sikimi çıkarıp amına dayadım, yavaş yavaş soktum, kadın dişlerini sıkıp “Ahh oğlum, kalınsın lan, ama durma” diye inledi. Hızlandım, her girişte kalçaları şak şak ses çıkardı, türbanı sallanıyordu, memeleri bluzun üstünden hopluyordu. “İçime boşal lan, kocan gelmeden dölünü bırak içime” diye yalvardı. Ben de dayanamadım, derinlere gömülüp fışkırttım, sıcak döller amından taştı, bacaklarına aktı. Kadın titreyerek boşaldı, “Oğlum, bu bizim sırrımız lan” diye gülümsedi, dölleri parmaklarıyla yaydı. Babam kapıyı açtığında ben çoktan odama kaçmıştım, ama içimde hâlâ o sıcaklık vardı koçum. Yasak ama deli gibi zevkliydi, anlatılmaz yaşanır!