O ateşli Türk kaşar Zeynep, sevgilisinin kucağına çökmüş, gözleri kısılmış halde kalın yarağı avuçluyor. “Bugün boğazımı yırtacan mı aşkım?” diye sırıtıp dudaklarını yalıyor, sonra bir anda ağzına alıyor, boğazına kadar köküne kadar gömüyor. Gözleri yaşarıyor, salyalar çenesinden memelerine süzülüyor ama durmuyor – başını ileri geri zıplatıp “daha derine sok lan, boğazımı sik” diye boğuk inliyor. Dilini damarlarda gezdiriyor, taşaklarını eliyle okşayıp emerken gırtlak sesleri odayı inletiyor.
Sevgilisi saçlarından tutup ritmi hızlandırıyor, Zeynep öksürüyor ama bırakmıyor, “köklüyorum seni piç, hepsini yutucam” diye mırıldanıp boğazını iyice açıyor. Yarrak her seferinde boğazını şişiriyor, salyalar yere damlıyor, memeleri zıplıyor. Zeynep kendi amcığını ovarken inlemeleri artıyor, “boşal ağzıma aşkım, meninle doldur boğazımı” diye yalvarıyor. En sonunda sevgilisi zonklayıp sıcak meni boğazının derinlerine fışkırtıyor, Zeynep yutkunurken taşan beyazlık dudaklarından akıyor, diliyle temizleyip gülümsüyor: “İşte bu sert sakso, Türk kızı gibi köklüyorum yarrak yutmayı… şimdi sıra amımda.” 🔥🍆💦👅